| Uzaktan ve yakından teşrifleriyle
genel kurulumuzu onurlandıran saygıdeğer konuklar;
Demiryolcular Platformunun değerli başkan ve yöneticileri
;
Vakfımızın değerli üyeleri, kıymetli arkadaşlarım...
Bu genel kurulda sizlerle birkez daha birlikte olmanın onuru
içerisinde şahsım ve yetkili kurullarım adına hepinizi saygıyla
selamlıyor, 3. Olağan Genel Kurulumuza hoş geldiniz diyorum.
1932 yılında kurulan Ölüm Yardım Cemiyetimizin kuruluşundan
bugüne kadar vakfımıza emeği ve hizmeti geçenleri takdir ve
şükranla anıyor, ebediyete intikal edenlere Cenab-ı Allah'tan
rahmet diliyorum.
Değerli arkadaslarım;
Genel kurulumuz ülkemizin ve üyelerimizin çok önemli ekonomik
sıkıntılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde toplanmaktadır.
Ülkenin tüm kesimleri; çalışanıyla, emeklisiyle, esnafıyla,
çiftçisiyle ağır bir bunalım içerisindedir. Bu ortamda vakfımızın
üyelerine vereceği hizmetlerin önemi daha da artmaktadır.
Geride bıraktığımız üç yıllık görev süremiz içerisinde maalesef
ülke olarak sayısız krizler ve felaketler yasadık. Asrın felaketi
olarak nitelendirilen 17 Ağustos depremiyle ülkemiz cumhuriyet
tarihinin en büyük yıkımını yaşadı, yüzbinlerce insanımız
yaralanırken onbinlercesi de malesef hayatlarını kaybetti.
Siyasi krizlerin ardı arkası kesilmezken; 18 şubat günü de
cumhuriyet tarihimizin en büyük ekonomik krizini yaşadık.
İnsanlarımız ve ülkemiz bir anda %70 fakirleşti.
Fert başına düşen milli gelirimiz yirmi sene öncesinin seviyelerine
geriledi. İşyerleri kapanıp onbinlerce insanımız işsiz kalırken,
enflasyon tekrar hızlı bir şekilde yükselişe geçti. Her kriz
döneminde olduğu gibi faturanın ağırı yine ücretlilere, yine
emeklilere, yine bizlere kesildi.
Ülkemizin çıkarları, sivil toplum örgütlerimizin uyarı ve
önerileri dikkate alınmadan IMF ve Dünya Bankasının istekleri
doğrultusunda hazırlanan ekonomik programlar, dünyadaki birçok
örneğinde olduğu gibi bir kez daha iflas etti.
Ülkemiz böylesine önemli sorunları ve krizleri yaşarken,
vakfımızı bir aile olarak kabul eden ve aile içerisinde beraber
ağlayıp beraber gülmeliyiz diyen yönetim kurulumuz, vakfımızın
geleceğini de düşünerek onun varlıklarını ve kaynaklarını
koruyup değerlendirmede azami gayreti göstermiş, üyelerimiz
arasında siyasi, bölgesel, işçi- memur, çalışan- emekli ayrımı
yapmaksızın bütün üyelerimize aynı hizmet anlayışıyla yaklaşarak,
sizlere hizmeti bir ibadet olarak kabul etmiş ve gerek sevinçte
gerek kederde siz üyelerimizle daima birlikte olmuştur.
Değerli Arkadaşlarım;
Ölüm Yardım Cemiyeti adı altında kurulup, uzun yıllar faaliyeti
sadece emeklilik ve ölüm yardımıyla sınırlı kalan, üyelerinin
pek çoğunun varlığından dahi haberinin olmadığı, genel kurullarını
100 - 150 kişiyle yapan bir derneği vakıf haline dönüştürerek
hizmetlerini çeşitlendirip, genel kurullarının spor salonlarına
sığılmayacak kadar ilginin ve beklentinin arttığı bir konuma
getirmenin haklı mutluluğunu yaşıyoruz.
Bu noktaya gelirken, zamanında üyelerimizin coğunun varlığını
bilmediği, Kızılayda bulunan ve TRT tarafından kamulaştırma
tehdidiyle neredeyse bedelsiz olarak 30 yıl süreyle işgal
edilen binamızdan bu kurumun tahliyesini sağlayabilmek için
büyük uğraşlar ve yoğun hukuki mücadele verdik. Bu mücadelelerimiz
sonucunda binanın TRTnin elinden alıp vakfımız hizmetine dönmesini
sağladık.
Yıllarca süren hor kullanımın neticesinde tahrip edilmiş
ve tel tel dökülmüş olan binamız, bütünüyle restore edilmiş
ve büyük uğraşlarımız neticesinde Kızılayda bugüne kadar örneği
görülmemiş bir hadise olarak, binamıza bir buçuk kat ilave
çıkmak suretiyle 665 m2 alan siz değerli üyelerimizin hizmetine
sunulmuştur.
Gayri menkullerimizin değerlerine bu şekilde değer katarken,
sizlerden topladığımız aidatları da günün ekonomik koşullarına
en uygun şekilde, kimi zaman dövize, kimi zaman hazine bonosuna
yatırarak, kimi zaman da repo yaparak değerlendirdik.
Ülkemizin yaşadığı bunca ekonomik krize rağmen dönem içerisinde
emeklilik yardımı, ölüm yardımı, ikraz, ev alma ve evlenme
kredileri adı altında 16,417 üyemize 1 trilyon 406 milyar
liralık yardım yaptık
1998 yılında 500,000 lira olan aidatımız 6 kat artışla bugün
3,000,000 lira olurken, buna karşılık ikrazımız 30 milyondan
400 milyona çıkarak tam 13 kat artış göstermiştir.
Değerli arkadaşlarım;
17 Ağustos ve devamındaki depremlerde bölgeye çadır ve ilaç
yardımının yanısıra depremden evi yıkılan, ağır veya orta
hasarda zarar gören 37 adet üyemize durumlarını belgelemeleri
suretiyle, acılarını bir nebze de olsa hafifletmek ve paylaşmak
amacıyla karşılıksız yardımda bulunduk. Depremde evi yıkılıp
Ankaraya gelen depremzede aileleri, Ankaraya iş takibine veya
okula gelen depremzedeleri vakfımızın misafirhanesinde ücretsiz
ağırlarken, diğer taraftan yeni evlenen üyelerimiz ve üyelerimizin
çocuklarına düğünlerinde 750 milyon evlenme kredisi, ev alan
üyelerimize ise 1,5 milyar lira ev alma kredisi verdik.
Ülkemizin yaşadığı sıkıntıların temel sebeplerinden birisinin
yetersiz eğitim olduğuna inanan yönetim kurulumuz, eğitimin
önemine dikkatleri çekebilmek ve başarıyı teşvik etmek amacıyla
2000- 2001 öğretim yılında ÖSYM sınavında ilk onbine giren
27 üyemiz çocuguna karşılıksız burs yardımı yapmıştır.
Yönetim kurulumuz bir yandan üyelerimize hizmete devam ederken,
diğer yandan kurumumuzun ve ülkemizin geleceğine yönelik çalışmalar
yapmak üzere DDY bünyesinde kurulu bulunan işçi, memur ve
emeklilerin oluşturduğu dernek ve sendikalarımızın ortak çalışmalarını
sağlayarak bu gün de salonda yerini alan Demiryolcular Platformunun
kuruluşuna ev sahipliği yapmıştır.
Yine sizlerin de bildiği üzere dönem sözcülüğünü yaptığım
platformumuz 29 Mart Dünya Demiryolcular Gününü ortak bir
etkinlikle kutlamış, platform olarak 29 Mart sabahı TCDD Genel
Müdürünü ziyaretin ardından yaklaşık 500 kişi ile Anıtkabri
ziyaret etmiş ve daha sonra aynı gün öğlen, sayın Ulaştırma
Bakanımız ile görüşmüştür.
Dünya Demiryolcular gününde Ankara Garda yaptığımız ve ülke
çapında yayın yapan kuruluşların ana haber bültenlerinde de
yerini almak suretiyle etkisini gösteren basın açıklamamızın
ardından "Krizlerden Kurtulmak, Kazalardan Korunmak İçin Modern
Demiryollarımızı ve Hızlı Trenimizi İstiyoruz" imza kampanyasını
başlattık.
Türkiye geneline yayılan bu kampanyada toplanan imzaları
cumhurbaşkanımız ve başbakanımız başta olmak üzere tüm siyasi
parti genel başkanlarına ulaştıracağız. Sizlerden istirhamım
bu salondan temin edeceğiniz dosyalarla kendi bölgelerinizde,
iş yerlerinizde, mahallelerinizde hatta çocuklarınızın okullarında,
liselerde ve üniversitelerde toplayacağınız imzaları vakfımız
adresine ulaştırmanız.
Değerli arkadaşlarım;
Bildiğiniz gibi taşradan çeşitli işlerini görmek için Ankaraya
gelen üyelerimizi en iyi şekilde ağırlamak için 28 yataklı
misafirhanemiz de binamız 7. katında hizmetine devam etmektedir.
Sağlık sorunlarından dolayı Ankaraya gelen üyelerimizin binamızda
misafir edilmelerinin yanısıra, ağır hastaların ve ihtiyacı
olanların hastanelere ve kendi bölgelerine ulaşabilmeleri
için teşekküllü ambulansımız da sizlerin hizmetine sunulmuştur.
Değerli arkadaşlar;
Vakfımızla ilgili yaptığımız çalışmalar hakkında daha detaylı
bilgi almanız ve bize daha kolay ulaşabilmeniz amacıyla Demiryolu
camiasındaki örgütler arasında bir ilki daha gerçekleştirerek
www. Decev. Org adresli internet sitemizi hizmetinize sunduk.
Değerli üyelerimiz;
Şimdi biraz da sizlere geleceğe yönelik sunmayı düşündüğümüz
hizmetlerden bahsetmek istiyorum.
Yönetim kurulumuzun çok önemsediği, DDY çalışan memur ve
işçisinin ortak korkusu ve kabusu olan emeklilik kaygısından
üyelerimizi kurtarmak ve emekliliği korkulan değil hevesle
beklenilen bir hale getirmeye yönelik bir çalışmamız var.
Demiryollarımızın bünyesinde sadece Ankarada iki tane vakıf
bir tane de yardım derneği var. Taşrada ise bildiğiniz gibi
çok sayıda sandık var. Bunların tamamına yakını ortak üyelere
benzer hizmetler vermeye çalışıyorlar. Hepsinin ayrı ayrı
yönetim gideri, personel gideri, hepsinin ayrı ayrı elektrik,
telefon, kırtasiye gideri var. Şimdi bugün burada olduğu gibi
hepsinin ayrı genel kurul giderleri var.
Maliyet ve masraflar fevkalade artarken, gelirler bu vakıf,
dernek ve sandıklar arasında bölündüğü için parçalanıyor,
ufalıyor ve azalıyor.
Teklifimiz şu;
Değerli Arkadaşlar; gelin Ankaradaki bu vakıf ve dernekleri
birleştirelim, tek çatı altında toplayıp masraf ve maliyetleri
asgariye indirelim. Buradan iddia ile söylüyorum arkadaşlarım
bir paket sigaraya günde vereceği parayı oluşturacağımız vakfa
aidat olarak ödesin , zaten bu parayı dağınık bir şekilde
farklı farklı vakıf ve derneklere şu an ödüyoruz, 25 sene
aidat ödeyip emekli olan arkadaşımıza hem çalışırken ikrazını
ödemeye devam edelim hem de emekliliğinde ev ve araba parasını
verelim.
Şu an değişik kamu kurumlarının, bankaların ve özel şirketlerin
yaptığı bu çalışmayı biz de hayata geçirelim. Çalışırken de
dayanışma içinde olalım, geleceğimize ve emekliliğe de daha
güvenle bakalım.Bizim bu önerimiz Demiryolcular Platformu
tarafından destekleniyor. Eğer siz üyelerimiz de sahiplenir,
önerimizi bulunduğunuz yerlerde seslendirir, destek verir,
talepçisi ve takipçisi olursanız, yarınınıza daha güvenle
bakmanızı sağlayacak bu projenin gerçekleşmemesi için hiçbir
sebep yok.
Düşkün durumda olan ve kimsesiz kalan üyelerimizin yalnızlığını
gidermek, onları sahipsiz bırakmayıp demiryolu ailesinin sıcak
şefkatiyle kucaklayacak, ömürlerinin geri kalan kısmını güven
içinde geçireceği bir huzurevini hizmetinize sunmanın gayreti
içerisinde olacağız.
Üyelerimizin zamandan ve paradan tasarruf etmesi ve aynı
zamanda üretim sürecinin dışında kalmaması için ön çalışmasını
tamamladığımız bankamatik sistemine yakın bir zamanda geçeceğiz.
Böylece sizler kullandığınız kredileri gece gündüz, cumartesi
pazar demeden ne zaman uygun olursanız kendinize en yakın
bankamatikteki hesabınızdan çekebileceksiniz.
Değerli Arkadaşlarım;
Sivil toplum örgütleri olarak bizler üyelerimizin hakkını
koruyup geliştirmek için zaman zaman elbette tenkit edip tepki
vereceğiz. Ancak topluma yararlı olabilmek için sadece tenkit
edip tepki veren konumda kalmayıp, eleştirimizle beraber çözüm
önerilerimizi ve projelerimizi de kamuoyuna sunmalıyız.
Su an Türkiyede üye olarak, kurum olarak, ülke olarak yaşadığımız
sorunların tamamının temelinde olan, ülkenin tüm problemlerine
kaynaklık eden ve öncelikle çözüm bekleyen sorunu demokrasi
sorunudur. Ve biz bu demokrasi sorununu çözmedikçe; partileri
değiştirerek, hükümetleri değiştirerek sorunlarımızı çözemeyiz.
Mevcut sistemde son on senede on hükümet değiştirdik, on
tane kriz yaşadık . Görülüyor ki hükümetleri değiştirmekle
bir yere varılmıyor.Açık bir biçimde söylüyorum: Ekonomik
sorunların nedeni hukuka ve demokrasiye gereken önemin verilmesindeki
eksikliktir.
Değerli arkadaşlarım;
Vakıf yönetimimiz üyelerimize karşı olan sorumluluk ve hizmet
bilinciyle ilkeli, dürüst ve tüm üyelerine ayrım yapmaksızın
aynı kuralları uygulayan, kurum içerisinde demokrasiyi hayata
geçirmiş, genel kurulun kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde
faaliyet gösteren ve bu yetkileri suistimal etmeyen bir yönetim
anlayışını benimsemiştir.
Bugüne kadar ne çektiysek kavgalardan, adam kayırmacılıktan
ve yapay kutuplaşmalardan çektik. Hizmet ve fikir üretemeyen,
çözüm önerisi getiremeyen, ufuksuz, vizyonsuz insanlar ve
yöneticilerin kişisel çıkarları uğruna, koltuğu bırakmamak
için insanları kasten sağcı solcu, alevi sünni, doğulu batılı
gibi suni sıfatlarla ayırıp bölmeye çalışmalarından ne sizler
bir şey kazanırsınız, ne kurumunuz ne de ülkemiz bir şey kazanır.
Değerli arkadaşlarım,
Zaman kavga zamanı değildir. Zaman bölünme zamanı değildir.
Zaman birlik zamanıdır. Beraberlik zamanıdır. Gelin üyelerimiz
için, kurumumuz için tüm ülke insanı için elele verelim, daha
iyiye ve daha güzele birlikte yürüyelim
Bu duygu ve düşüncelerle genel kurulumuzun üyelerimize ve
ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum...

|