TÜRKİYE
CUMHURİYETİ
ANAYASASI
(*)
Kabul Tarihi : 7/11/1982
Kanun No. : 2709
(* ) 17/5/1987 tarihli ve 3361;
8/7/1993 tarihli ve 3913; 23/7/1995 tarihli ve 4121; 18/6/1999
tarihli ve 4388 numaralı kanunlarla değişik şekli
BAŞLANGIÇ
(23.7.1995 - 4121)
Türk Vatanı ve Milletinin
ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü
belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz Kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik
anlayışı ve O'nun inkilap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit
haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin
ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş
medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak
üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait
olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir
kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi
ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet
organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli
Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla
sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün
ancak Anayasa ve Kanunlarda bulunduğu;
Hiçbir düşünce ve mülahazanın
Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle
bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin,
Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin
karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği
olarak kutsal din duygularının, devlet işlerine ve politikaya
kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu
Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet
gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk
düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi
varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip
olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının
milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli
varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet
hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak
ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik
duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı
içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA
anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle
yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN,
demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine
emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
Genel
Esaslar
I. Devletin şekli
Madde 1.- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun
huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına
saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, baş-langıçta belirtilen
temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü,
resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti
Madde 3.- Türkiye Devleti, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda
belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşı"
dır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4.- Anayasanın 1 inci Maddesindeki
Devletin şeklinin Cumhuri-yet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2
nci Maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü Maddesi
hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5.- Devletin temel amaç ve görevleri,
Türk Milletinin bağımsızlı-ğını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini,
Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah,
huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmaya-cak surette
sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya,
insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları
hazırlamaya çalışmaktır.
VI.
Egemenlik
Madde 6.- Egemenlik, kayıtsız şartsız
Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini,
Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması,
hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse veya organ
kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetki-si kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti
adına Türkiye Büyük Millet Mec-lisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII.
Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8.- Yürütme yetkisi ve görevi,
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuru-lu tarafından, Anayasaya ve kanunlara
uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
IX.
Yargı yetkisi
Madde 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti
adına bağımsız mahkemelerce kul-lanılır.
X.
Kanun önünde eşitlik
Madde 10.- Herkes, dil, ırk, renk,
cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye
veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare
makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun
olarak hareket etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve
üstünlüğü
Madde 11.- Anayasa hükümleri, yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş
ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı
olamaz.
İkinci kısım
Temel
Hak ve Ödevler
Birinci
bölüm
Genel Hükümler
I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
Madde 12.- Herkes, kişiliğine bağlı,
dokunulmaz, devredilmez, vazgeçil-mez temel hak ve hürriyetlere
sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler,
kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını
da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde 13.- Temel hak ve hürriyetler,
Devletin ülkesi ve milletiyle bö-lünmez bütünlüğünün, milli egemenliğin,
Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin,
kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı
ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle,
Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle
ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin
gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel
sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir.
III.
Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde 14.- Anayasada yer alan hak
ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin Ülkesi ve Milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını
tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin
bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir
sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak
veya dil, ırk, din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi
bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini
kurmak amacıyla kullanılamazlar.
Bu yasaklara aykırı hareket
eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya tahrik edenler hakkında
uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
Anayasanın hiçbir hükmü,
Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir
faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının
durdurulması
Madde 15.- Savaş, seferberlik, sıkıyönetim
veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler
ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak
ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir
veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler
alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen
durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen
ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama
hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz;
kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz
ve bunlardan dolayı suçla-namaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez;
suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
V.
Yabancıların durumu
Madde 16.- Temel hak ve hürriyetler,
yabancılar için, milletlerarası hu-kuka uygun olarak kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Kişinin Hakları ve Ödevleri
I. Kişinin dokunulmazlığı,
maddi ve manevi varlığı
Madde 17.- Herkes, yaşama, maddi ve
manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda
yazılı haller dışında, kişinin vücut bütün-lüğüne dokunulamaz;
rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet
yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaş-mayan bir cezaya veya
muameleye tabi tutulamaz.
Mahkemelerce verilen ölüm
cezalarının yerine getirilmesi hali ile meşru müdafaa hali, yakalama
ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya
hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde
yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanma-sı sırasında silah
kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana
gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
II.
Zorla çalıştırma yasağı
Madde 18.- Hiç
kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla
düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki
çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler;
ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık
ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma
sayılmaz.
III.
Kişi hürriyeti ve güvenliği
Madde 19.- Herkes, kişi hürriyeti
ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda
gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti
kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi;
bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün
gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün
gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için
verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil
eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir
serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede
tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun
olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde
ülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınır dışı etme
yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya
tutuklanması; halleri dışında kimse hürri-yetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli
belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini
veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı
zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kara-rıyla
tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü
halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan
kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar
herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü
olarak derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya
kadar bildirilir.
Yakalanan veya tutuklanan
kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli
süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda
en çok onbeş gün içinde hakim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler
geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun
bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş
hallerinde uzatılabilir.
Yakalanan veya tutuklanan
kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının
sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına
derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul
süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya
kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı
isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama
süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini
sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun,
hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar
verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen
serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine
başvurma hakkına sahiptir.
Bu esaslar dışında bir işleme
tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, kanu-na göre, Devletçe
ödenir.
IV.
Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde 20.- Herkes, özel hayatına ve
aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel
hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Adli soruşturma
ve kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.
Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri
bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz
ve bunlara el konulamaz.
B.
Konut dokunulmazlığı
Madde 21.- Kimsenin konutuna dokunulamaz.
Kanunun açıkça gösterdi-ği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim
kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla
yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin konutuna
girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
C.
Haberleşme hürriyeti
Madde 22.- Herkes, haberleşme hürriyetine
sahiptir. Haberleşmenin giz-liliği esastır.
Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan mer-ciin
emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.
İstisnaların uygulanacağı
kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
V.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti
Madde 23.- Herkes, yerleşme ve seyahat
hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç
işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı
ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma
ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma
hürriyeti, ülkenin ekonomik durumu, vatan-daşlık ödevi ya da
ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez
ve yurda girme hakkından yoksun bırakıla-maz.
VI. Din ve vicdan hürriyeti
Madde 24.- Herkes, vicdan, dini inanç
ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine
aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dini ayin
ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaat-lerini açıklamaya
zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve
suçlanamaz.
Din ve ahlak eğitim ve öğretimi
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve
ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu
dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi
ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin
talebine bağlıdır.
Kimse, devletin sosyal,
ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din
kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz
sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını
yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye
kullanamaz.
VII.
Düşünce ve kanaat hürriyeti
Madde 25.- Herkes, düşünce ve kanaat
hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa
olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açık-lamaya zorlanamaz;
düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII.
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
Madde 26.- Herkes, düşünce ve kanaatlerini
söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak
açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların
müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini
de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel
değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması,
suçların önlenmesi, suçluların cezalandırıl-ması, devlet sırrı
olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının
şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun
öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin
gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Düşüncelerin açıklanması
ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dil kullanılamaz.
Bu yasağa aykırı yazılı veya basılı kağıtlar, plâklar, ses ve
görüntü bandları ile diğer anlatım araç ve gereçleri usulüne
göre verilmiş hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde kanunla yetkili kılınan merciin emriyle toplattırılır.
Toplatma kararını veren merci bu kararını, yirmidört saat içinde
yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı üç gün içinde karara
bağlar.
Haber ve düşünceleri yayma
araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici
hükümler, bunların yayımını engellememek
kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması
sayılmaz.
IX.
Bilim ve sanat hürriyeti
Madde 27.- Herkes, bilim ve sanatı
serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda
her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın
1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini
sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların
ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.
X.
Basın ve yayımla ilgili hükümler
A.
Basın hürriyeti
Madde 28.- Basın hürdür, sansür edilemez.
Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Kanunla yasaklanmış olan
herhangi bir dilde yayım yapılamaz.
Devlet, basın ve haber alma
hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında,
Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini,
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç
işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan
veya devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber
veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar,
başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu
olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hakim kararıyla; gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin
emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını
en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili
hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı
önleme kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına
uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar
içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere,
olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar,
kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya
kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde
hakim kararıyla; Devletin ülkesi ve
Milletiyle bölünmez bütünlüğünün,
milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve
suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir.
Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört
saat içinde yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı engeç kırksekiz
saat içinde onaylamazsa, toplat-ma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların
suç soruşturma veya kovuşturması sebebiy-le zapt veya müsaderesinde
genel hükümler uygulanır.
Türkiyede yayımlanan süreli
yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka
aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici
olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı
niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim kararıyla
toplatılır.
B.
Süreli ve süresiz yayın hakkı
Madde 29.- Süreli veya süresiz yayın
önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek
için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen
yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tespiti halinde yetkili
merci, yayının durdurulması için mahkemeye
başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması,
yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili
esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin
serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal,
ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, devletin
ve diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların
araç ve imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
C.
Basın araçlarının korunması
Madde 30.- Kanuna uygun şekilde basın
işletmesi olarak kurulan basıme-vi ve eklentileri, Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri
ve milli güvenlik aleyhinde işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali
hariç, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez
ve işletilmekten alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki
basın dışı kitle haberleşme araçla-rından yararlanma hakkı
Madde 31.- Kişiler ve siyasi partiler,
kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve
yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın
şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
Kanun, 13 üncü maddede yer
alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe dayanarak, halkın
bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını
ve
kamuoyunun serbestçe oluşmasını
engelleyici kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
Madde 32.- Düzeltme ve cevap hakkı,
ancak kişilerin haysiyet ve şerefle-rine dokunulması veya kendileriyle
ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması
hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip gerekme-diğine hakim tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar
verilir.
XI.
Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
Madde 33.- (23.7.1995-4121) Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği
bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi
yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti
halinde yetkili merci, derneğin faaliyetinin durdurulması veya
kapatılması için mahkemeye başvurur.
Hiç kimse bir derneğe üye
olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde
hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir.
Ancak milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlen-mesini veya
suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde
gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten
men ile yetkilen-dirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat
içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz
saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden
yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı
Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği
ölçüde devlet memurlarına kanunla sınırlamalar
getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla
ilgili olarak da uygulanır.
B.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
Madde 34.- Herkes, önceden izin almadan,
silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkına sahiptir.
Şehir düzeninin bozulmasını
önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri
yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı
tespit edebilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve
usuller kanunda gösterilir.
Kanunun gösterdiği yetkili
merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların çıkması
veya milli güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriye-tin
ana niteliklerini yok etme amacını güden fiillerin işlenmesinin
kuvvetle muhtemel bulunması halinde belirli bir toplantı ve gösteri
yürüyüşünü yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir.
Kanunun, aynı sebeplere dayalı olarak bir il'e bağlı ilçelerde
bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasını öngördüğü
hallerde bu süre üç ayı geçemez.
Dernekler, vakıflar, sendikalar
ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve
amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler.
XII.
Mülkiyet hakkı
Madde 35.- Herkes, mülkiyet ve miras
haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı
amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması
toplum yararına aykırı olamaz.
XIII.
Hakların korunması ile ilgili hükümler
A.
Hak arama hürriyeti
Madde 36.- Herkes, meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yar-gı mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve
yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B.
Kanuni hakim güvencesi
Madde 37.- Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden
başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran
yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C.
Suç ve cezalara ilişkin esaslar
Madde 38.- Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanunun suç say-madığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için
konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zaman aşımı
ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra
uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen
güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya
kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda
gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu
yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin
kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uy-gulayamaz. Silahlı
kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar
getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle
yabancı bir ülkeye geri verilemez.
XIV.
İspat hakkı
Madde 39.- Kamu görev ve hizmetinde
bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle
ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında,
sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru
olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya
şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV.
Temel hak ve hürriyetlerin korunması
Madde 40.- Anayasa ile tanınmış hak
ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden
başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Kişinin, resmi görevliler
tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna
göre, devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye
rücu hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
I. Ailenin korunması
Madde 41.- Aile, Türk toplumunun temelidir.
Devlet, ailenin huzur ve
refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,
teşkilatı kurar.
II.
Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
Madde 42.- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından
yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı
kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk
ilkeleri ve inkilapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim
esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti,
Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim, kız ve erkek
bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli
okulların bağlı olduğu esaslar, devlet okulları ile erişilmek
istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddi imkanlardan
yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini
sürdürebilmeleri amacı ile burslar
ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.
Devlet, durumları sebebiyle özel
eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında
sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler
yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil,
eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri
olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında
okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim
yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası
andlaşma hüküm-leri saklıdır.
III.
Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
Madde 43.- Kıyılar,
devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla,
deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada
öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin,
kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden
yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
B.
Toprak mülkiyeti
Madde 44.- Devlet, toprağın verimli
olarak işletilmesini korumak ve ge-liştirmek, erozyonla kaybedilmesini
önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle
uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır.
Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre
topra-ğın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter
toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi,
ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin
azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar
bölünemez, miras hükümleri dışında başka-larına devredilemez
ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir.
Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri
alınmasına ilişkin esas-lar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim
dallarında çalışanların korunması
Madde 45.- Devlet, tarım arazileri
ile çayır ve meraların amaç dışı kulla-nılmasını ve tahribini
önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel
ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla
uğraşan-ların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin
sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal
ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değer-lerinin üreticinin
eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
D.
Kamulaştırma
Madde 46.- Devlet ve kamu tüzelkişileri;
kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek
şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını
veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya
ve bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedelinin hesaplanma
tarz ve usulleri kanunla belirlenir. Kanun kamulaştırma bedelinin
tespitinde vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca
yapılmış kıymet takdirlerini, taşınmaz malların birim fiyatlarını
ve yapı maliyet hesaplarını ve diğer objektif ölçüleri dikkate
alır. Bu bedel ile vergi beyanındaki kıymet arasındaki farkın
nasıl vergilendirileceği kanunla gösterilir.
Kamulaştırma bedeli, nakden ve peşin
olarak ödenir. Ancak tarım refor-munun uygulanması, büyük enerji
ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi,
yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm
amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli
kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu
hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde
taksitler eşit olarak ödenir ve peşin ödenmeyen kısım Devlet
borçları için öngörülen en yüksek faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan,
o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının
bedeli, her halde peşin ödenir.
E. Devletleştirme ve özelleştirme
Madde 47.- Kamu hizmeti niteliği taşıyan
özel teşebbüsler, kamu yararı-nın zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı
üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri
kanunla düzenlenir.
(13.8.1999-4446) Devletin,
kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin
mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine
ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.
(13.8.1999-4446) Devlet,
kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından
yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri
ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredelebileceği
kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme
hürriyeti
Madde 48.- Herkes, dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler
kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin
milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçla-ra uygun yürümesini,
güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
V. Çalışma ile ilgili hükümler
A. Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 49.- Çalışma, herkesin hakkı
ve ödevidir.
Devlet, çalışanların hayat
seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştir-mek için çalışanları
korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elveriş-li
ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.
Devlet, işçi - işveren ilişkilerinde
çalışma barışının sağlanmasını kolay-laştırıcı ve koruyucu tedbirler
alır.
B. Çalışma şartları ve dinlenme
hakkı
Madde 50.- Kimse, yaşına, cinsiyetine
ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile
bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartla-rı bakımından
özel olarak korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların
hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram
tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
Madde 51.- İşçiler ve işverenler,
üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekono-mik ve sosyal hak ve
menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın
sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler.
Sendikalar veya üst kuruluşlarını
kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda
belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin
kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, sendika veya
üst kuruluşun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için
mahkemeye başvurur.
Sendikalara üye olmak ve
üyelikten ayrılmak serbesttir.
Hiç kimse sendikaya üye
olmaya, üye kalmaya, üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
İşçiler ve işverenler aynı
zamanda birden fazla sendikaya üye olamazlar.
Herhangi bir işyerinde çalışabilmek,
işçi sendikasına üye olmak veya olmamak şartına bağlanamaz.
İşçi sendika ve üst kuruluşlarında
yönetici olabilmek için, en az on yıl bilfiil işçi olarak çalışmış
olma şartı aranır.
Sendika ve üst kuruluşlarının
tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Anayasada belirlenen Cumhuriyetin
niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
Madde 52.- (23.7.1995 tarihli ve
4121 numaralı kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.)
VI.
Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt
A. Toplu iş sözleşmesi hakkı
Madde 53.- (23.7.1995-4121) İşçiler
ve işverenler, karşılıklı olarak eko-nomik ve sosyal durumlarını
ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi
yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl
yapılacağı kanunla düzenlenir.
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına
giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına
cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları
ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst
kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve
idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yaşabilirler. Toplu
görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni
taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni
düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine
sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa
anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir
tutanakla Bakanlar
Kurulunun takdirine sunulur. Bu
fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem
için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve lokavt
Madde 54.- Toplu iş sözleşmesinin
yapılması sırasında, uyuşmazlık çık-ması halinde işçiler grev
hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta
başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla
düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyi
niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli serveti
tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan
işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu,
grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika
sorumludur.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği
veya ertelenebileceği haller ve işyer-leri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı
hallerde veya ertelendiği durumlarda erte-lemenin sonunda, uyuşmazlık
Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar
da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem
Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş
ve görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasi amaçlı grev ve lokavt,
dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali,
işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.
Greve katılmayanların işyerinde
çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.
VII.
Ücrette adalet sağlanması
Madde 55.- Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları
işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan
yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
Asgari ücretin tespitinde
ülkenin ekonomik ve sosyal durumu göz önünde
bulundurulur.
VIII.
Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık hizmetleri ve
çevrenin korunması
Madde 56.- Herkes, sağlıklı ve dengeli
bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre
sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önle-mek devletin ve
vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını,
beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde
gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçek-leştirmek
amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini
düzenler.
Devlet, bu görevini kamu
ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumla-rından yararlanarak,
onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın
bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası
kurulabilir.
B.
Konut hakkı
Madde 57.- Devlet, şehirlerin özelliklerini
ve çevre şartlarını gözeten bir
planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını
karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini
destekler.
IX.
Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
Madde 58.- Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin
emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke
ve inkilapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere
karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden,
uyuşturucu maddelerden, suçlu-luk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan
ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.
B.
Sporun geliştirilmesi
Madde 59.- Devlet, her yaştaki Türk
vatandaşlarının beden ve ruh sağ-lığını geliştirecek tedbirleri
alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu
korur.
X.
Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
Madde 60.- Herkes, sosyal güvenlik
hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak
gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
B.
Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler
Madde 61.- Devlet, harp ve vazife
şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve
toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını
ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur.
Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar
kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç
çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat
ve tesisleri kurar veya kurdurur.
C.
Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları
Madde 62.- Devlet, yabancı ülkelerde
çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin,
kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin
sağlanması, anavatanla bağlarının
korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı
olunması için gereken tedbirleri
alır.
XI.
Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
Madde 63.- Devlet, tarih, kültür ve
tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla
destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden
özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu
nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak mua-fiyetler
kanunla düzenlenir.
XII.
Sanatın ve sanatçının korunması
Madde 64.- Devlet, sanat faaliyetlerini
ve sanatçıyı korur. Sanat eserleri-nin ve sanatçının korunması,
değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması
için gereken tedbirleri alır.
XIII. Sosyal ve ekonomik
hakların sınırı
Madde 65.- Devlet, sosyal ve ekonomik
alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın
korunmasını gözeterek, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde
yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasi Haklar ve Ödevler
I.
Türk vatandaşlığı
Madde 66.- Türk devletine vatandaşlık
bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın
çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı
kanunla düzenlenir.
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği
şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla
bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça
vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile
ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II.
Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları
Madde 67.- (23.7.1995-4121) Vatandaşlar, kanunda gösterilen
şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya
bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halk oylamasına
katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması
serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm
esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak,
yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri
amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.
Onsekiz yaşını dolduran
her Türk vatandaşı, seçme ve halkoylamasına katılma haklarına
sahiptir.
Bu hakların kullanılması
kanunla düzenlenir.
Silah altında bulunan er
ve erbaşlar ile askeri öğrenciler, ceza infaz kurumlarında bulunan
hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tu-tukevlerinde
bulunan tutukluların seçme haklarını kullanmalarında, oyların
sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli
tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli
hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçim kanunları, temsilde
adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştı-racak biçimde
düzenlenir.
III. Siyasi partilerle ilgili
hükümler
A.
Parti kurma, partilere girme ve partilerden çıkma
Madde 68.- (23.7.1995-4121) Vatandaşlar, siyasi parti kurma
ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına
sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş
olmak gerekir.
Siyasi partiler, demokratik
siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasi partiler, önceden
izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde
faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük
ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlı-ğına, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik
ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik
ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre
diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.
Hakimler ve savcılar, Sayıştay
dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının
memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından
işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, silahlı kuvvetler
mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere
üye olamazlar.
Yükseköğretim elemanlarını
siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun
bu elemanların, siyasi partilerin merkez organları dışında
kalan parti görevi almalarına cevaz
veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim
kurumlarında uyacakları esasları belirler.
Yükseköğretim öğrencilerinin siyasi
partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Siyasi partilere, Devlet, yeterli
düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın,
alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla
düzenlenir.
B. Siyasi partilerin uyacakları
esaslar
Madde 69.-(23.7.1995-4121) Siyasi
partilerin faaliyetleri, |